• İngilizce İçin Tıklayın

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri

Adana Büyükşehir Belediyesi ve yerel kurumlar olarak; kendi kendine yeten, yoksul insanın kalmayacağı bir Adana için faaliyet göstermekteyiz. Türkiye'nin de imza atmış olduğu sürdürülebilir kalkınma hedefleri noktasında, 2030'a kadar Adana’da yoksul insan kalmayacak şekilde çalışmalarımızı yürütmekteyiz.

Hali hazırda şehir genelinde maddi durumu elverişsiz vatandaşlara belediyemiz tarafından maddi yardımlar yapılmakla birlikte, çeşitli kamu kurumları ve yardım dernekleri de bu alanda faaliyetlerini sürdürmektedir. İnsanları meslek sahibi yapabilmek için çeşitli mesleki eğitimler verilmekte, kurumlar tarafından işyeri açma ve ekonomiye katılma destekleri sağlanmaktadır.

Adana Büyükşehir Belediyesi maddi durumu elverişsiz insanlara belirli periyotlarla gıda kolisi dağıtmaktadır. Çiftçi ve hayvancıları fide, damızlık hayvan ve güneş paneli hibeleriyle desteklemektedir. Arıcılıkla uğraşan vatandaşları bilgilendirmekte ve verim artırma eğitimleri vermektedir. Kendi bünyesindeki ekmek fabrikasıyla halka ucuz ve çeşitli türlerde ekmekler ulaştırmaktadır. Şehir genelinde bitkisel atık yağ denetimleri yaparak yağların değiştirilmeden defalarca kullanılmasını engellemekte ve bitkisel atık yağların kanalizasyona karışmasının önüne geçmektedir. Belediyenin kolluk ekipleri sık sık denetimler yaparak sağlıksız ve kaçak hayvan kesimi yapılmasının önüne geçmektedir.

Adana Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bulunan Göçmen Uyum ve Koordinasyon merkezinde göçmen nüfusa yönelik Türkçe dil ve okuryazarlık eğitimleri düzenlemektedir.

Adana’da belediye otobüs şoförlerinin büyük çoğunluğu kadınlardan oluşmaktadır. Adana Büyükşehir Belediyesi kadın bürokratlara da geniş yer veren bir belediye olmakla beraber bünyesinde bir adet Kadın Gelişim ve Eğitim Merkezi barındırmaktadır. Bu merkezde kadınların ekonomiye katılmasını sağlamak amacıyla mesleki eğitimler verilmekte ve içindeki endüstriyel mutfaktaki eğitimler ve çalışmalar sonucu çıkan ürünler halka arz edilmektedir.

Adana Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı 6 adet arıtma tesisi şehir geneline temiz su ulaştırmak için aralıksız faaliyet göstermektedir. Bunlardan 5’i atık su arıtma tesisi iken 1 tanesi ileri biyolojik atık su arıtma tesisidir. Geçmişte atık sular Akdeniz’e deşarj edilerek denizi kirletmekteydi, bu tesisler sayesinde Akdeniz’in kirlenmesi büyük ölçüde engellenmiştir.

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, sürdürülebilir ekonomik büyüme, daha yüksek verimlilik düzeyleri ve teknolojik yenilikleri teşvik etmektedir. Girişimcilik ve iş imkanlarının teşvik edilmesi bunun anahtarıdır. Amaç, bu hedefler hatırda tutularak, 2030 yılına kadar tam ve üretken istihdam, tüm kadınlar ve erkekler için insana yakışır iş sağlamaktır.

Altyapı yatırımı ve yenilik, ekonomik büyüme ve kalkınmanın kritik itici güçleridir. Dünya nüfusunun yarıdan fazlası kentlerde yaşadığından, toplu taşımacılık ve yenilenebilir enerji her zamankinden daha çok önem kazanmıştır. Aynı şekilde, yeni endüstriler ve bilgi ve iletişim teknolojilerinin büyümesi de önemlidir. Sürdürülebilir endüstrilerin desteklenmesi ve bilimsel araştırma ve yeniliğe yatırım yapılması, sürdürülebilir kalkınmayı mümkün kılan önemli yollardır.

Gelir eşitsizliğinin artıyor olduğu, en zengin %10’luk kitlenin, toplam küresel gelirin %40’ını elde ettiği kanıtlanmıştır. En yoksul %10’luk dilim ise, küresel gelirden yalnız %2 ila 7 arasında pay alıyor. Nüfus artışını da dikkat aldığımızda, gelişmekte olan ülkelerde eşitsizlik %11 oranında büyümüştür. Büyüyen eşitsizliklerin giderilmesi için, en düşük gelirli %10’u güçlendiren, cinsiyet, ırk ve etnik kökene bakmaksızın herkesin ekonomik katılımını destekleyen sağlam politikaların benimsenmesi zorunludur.

Gelir eşitsizliği, küresel çözümler isteyen küresel bir sorundur. Çözüm, mali piyasalar ve kurumların düzenlenmesi ve izlenmesini iyileştirmeyi, kalkınma yardımları ve doğrudan yabancı yatırımları en çok ihtiyaç duyulan bölgelere yönlendirmeyi içerir. İnsanların güven içinde göç ve hareket etmesini sağlamak büyüyen eşitsizliğin azaltılmasında önemlidir.

Aşırı yoksulluk genellikle kentsel alanlarda yoğunlaşıyor; ulusal ve yerel yönetimler, bu alanlarda artan nüfusu barındırmak için çaba veriyor. Kentleri güvenli ve sürdürülebilir kılmak demek, güvenli ve erişilebilir konut sağlamak, gecekonduları dönüştürmek anlamına gelir. Ayrıca, toplu taşımacılığa yatırım yapmak, kamusal yeşil alanlar yaratmak, kentsel planlama ve yönetimi hem katılımcı hem de kapsayıcı olacak şekilde iyileştirmek anlamına da gelir.

Ortak doğal kaynaklarımızın verimli yönetimi ve zehirli atık ve kirleticileri bertaraf etme biçimimiz de bu amaca ulaşmada önemli hedeflerdir. Endüstriler, işletmeler ve tüketicileri geri dönüştürme ve atıkları azaltmaya teşvik etmek, gelişmekte olan ülkelerin 2030 yılına kadar daha sürdürülebilir tüketim örüntülerini benimsemeye teşvik etmekle eşit derecede önemlidir.

Dünya nüfusunun büyük bir kısmı hala, kendi temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyecek düzeyde düşük tüketime sahiptir. Daha verimli üretim ve tedarik zincirlerinin yaratılmasında, satıcı ve tüketici düzeyinde küresel kişi başına gıda atığının yarı yarıya azaltılması da çok önemlidir. Bunun yapılması, gıda güvenliğini artırabilir ve kaynakları daha verimli kullanan ekonomiye doğru geçişi sağlayabilir.

Dünya üzerinde iklim değişikliğinin ağır etkilerini bizzat yaşamayan tek ülke yoktur. Sera gazı emisyonları atmaya devam ediyor ve şu anda, 1990 yılındaki düzeye göre %50 artmış durumdadır. Üç milyarı aşkın insan, geçimlerini sağlamak için deniz ve kıyılardaki biyo-çeşitliliğe bağımlıdır. Ancak günümüzde dünyadaki balık stoklarının %30’u aşırı kullanıldığı için sürdürülebilir ürün vereceği düzeyin altına inmiş durumdadır.

Okyanuslar ayrıca, insanların ürettiği karbondioksidin yaklaşık %30’unu da emiyor; sanayi devriminin başlangıcından bu yana, okyanus asitlenmesinde %26 artış görüyoruz. Büyük kısmı karada yerleşik kaynaklardan gelen deniz kirliliği ise kaygı verici düzeylere ulaşmıştır.

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, deniz ve kıyı eko-sistemlerini sürdürülebilir biçimde yönetmeyi, kirlenmeden korumayı ve ayrıca okyanus asitlenmesinin etkilerini ele almayı hedefliyor. Uluslararası hukuk vasıtasıyla korumanın ve okyanus temelli kaynakların sürdürülebilir kullanımının artırılması, okyanuslarımızın karşı karşıya olduğu sorunların bazılarının hafifletilmesine katkıda bulunacaktır.

İnsan yaşamı gıda ve geçim kaynakları bakımından okyanuslara olduğu kadar karaya da bağımlıdır. Bitkiler, insanların besin kaynaklarının %80’ini sağlar, önemli bir ekonomik kaynak ve kalkınma vasıtası olarak tarıma dayanırız. Ormanlar, Yerküre’nin yüzeyinin %30’nu kaplıyor; milyonlarca tür için hayati önem taşıyan yaşam alanları ve önemli temiz hava ve su kaynakları sağlıyor ve aynı zamanda iklim değişikliği ile mücadele açısından kritik önem taşıyor.

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, 2020 yılına kadar ormanlar, sulak alanlar, kurak alanlar ve dağlar gibi karasal eko-sistemleri korumayı ve eski haline getirmeyi hedefliyor. Ormansızlaşmanın durdurulması, iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması açısından hayati önem taşıyor.

Barış, istikrar, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne dayalı etkin yönetim olmadan, sürdürülebilir kalkınma olmasını bekleyemeyiz. Gittikçe artan ölçüde bölünmüş bir dünyada yaşıyoruz. Bazı bölgelerde barış, güvenlik ve refah sürekli iken, diğer bazı bölgelerde ise bitmek bilmeyen çatışma ve şiddet sarmalı var.

Yüksek şiddette silahlı çatışma ve güvensizlik, ülkelerin kalkınması üzerinde yıkıcı etkiye sahiptir. Bu durum ekonomik büyümeyi etkiler ve çoğunlukla nesiller boyu sürebilen haksızlıklar yaratır. Çatışmanın olduğu veya hukukun üstünlüğünün olmadığı yerlerde cinsel şiddet, suç, istismar ve işkence de yaygındır ve ülkeler, en çok risk altında olanları korumak için önlem almak zorundadır.

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, şiddetin her biçimini önemli ölçüde azaltmayı, çatışma ve güvensizliğe kalıcı çözümler bulmak için hükümetler ve toplumlar ile birlikte çalışmayı hedefliyor. Hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi, bu sürecin anahtarıdır; yasadışı silah ticaretinin önlenmesi ve gelişmekte olan ülkelerin küresel yönetişim kurumlarına katılımının güçlendirilmesi de çok önemlidir.

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ancak küresel ortaklık ve iş birliği için güçlü taahhüt ile gerçekleştirilebilir. Dünyamız günümüzde, tüm zamanlardan daha fazla birbiriyle bağlantılı hale gelmiştir. Teknoloji ve bilgi birikimine erişimin artırılması, fikirleri paylaşma ve yeniliği desteklemede önemli bir yöntemdir.